HABERLER

Umut Nayir: ‘Futbol kariyerimin sonunda spor hukuku alanında uzmanlaşmak istiyorum’

Umut Nayir ile röportaj yapmak için bir araya geldiğimizde bambaşka bir futbolcu profili ile karşılaştık. Futbol ile beraber hayatının merkezine öğrenmeyi, araştırmayı koyan bir isim kendisi. Genç yaşında sahip olduğu entelektüel birikimine rağmen tevazu sahibi. Umut Nayir’in çocukluğundan futbolculuk kariyerine, hukuk öğreniminden gelecek hayallerine kadar konuştuğumuz röportajın bazı bölümleri:

“Derbide galibiyet golünü atmak anlatması zor bir duygu. Çocukluğumdan, futbolu takip etmeye başladığım zamandan bu yana, babamdan ötürü Beşiktaş’a karşı bir sevgim var. Özellikle derbi günleri hep özel olmuştur; sabah televizyonu açar, gelişmeleri öğrenmeye çalışırdım ve bir taraftar olarak dışarıdaki herkesin heyecanını duyardım, ama artık sahada oynayan biri olarak bu heyecanı yaşamak çok özel. Ayrıca ilk derbi maçımda galibiyeti getiren golü atmış olmam, maç öncesi puan cetvelindeki konumumuz gibi birçok farklı etken vardı. Bu sebeple çok değerli bir goldü benim için.”

“Lisanslı olarak bir yere kayıtlı değildim ama çocukluğumdan beri hemen hemen tüm spor dallarına ilgim vardı. Elimden geldiğince mahalle ve okuldan arkadaşlarımla beraber spor yapmaya çalıştım. Akşam hava kararana kadar eve girmeyen mahalle çocukları gibi top peşinde büyüdüm ve elbette her çocuk gibi benim de tuttuğum takımın formasını giyme hayalim vardı ama altyapı takımlarında lisanslı olarak forma giymediğimden futbolcu olmak ilk hedefim değildi. Geç denilebilecek bir yaşta, üniversite zamanında, profesyonel kariyerim başladı esasen.”

“Üniversiteyi kazandığımda amatör kümede oynuyordum ve profesyonelliğe geçmeyi de istiyordum ama hem ailemin hem de benim önceliğim eğitimim olmuştu. Ankaragücü’nün zor dönemleriydi ve onlarla antrenmana çıkmaya başladıktan sonra lisans çıkartmayı teklif ettiler. O sene A2 takımında gol kralı olunca işler ciddileşmeye başladı. A takıma çıktım, profesyonel oldum ve özellikle ikinci lige çıktığımızda kariyer sürecim adım adım gelişti ve bu noktaya geldik.”

“Kendime iyi bakıp, doğru çalışırsam önümde uzun seneler olduğunu düşünüyorum. Olabileceğim en iyi futbolcu olmak istiyorum, bunun için de birinci öncelik çalışmak. Hangi branştan olursa olsun, dünyanın en iyilerine “nasıl yaptın?” diye sorduğunda “çok çalışmak” cevabını alıyorsun. Bulunduğum yere şükredip, çalışarak mevcudun üstüne koymam gerekli. Uzun, kısa ve orta vadeli hedefler koyup, bunların doğrultusunda çalışmak lazım. Bu sezonki hedefim Beşiktaş forması altında kendimi gösterebilmekti, bir nebze de olsa bunu başarabildim. Şimdi takımda kalıcı olabilmek, Avrupa’daki başarılarda pay sahibi olabilmek ve Milli Takım’da forma giyebilmek şu an için kısa vadedeki hedeflerimden bazıları. Saha dışında da kısa vadeli hedefim eğitim hayatımı tamamlayabilmek, çünkü devam eden bir üniversite hayatım var. Futbol ile iç içe gittiği için bazen süreci tamamlamakta, sınavlara girmekte zorlandığım oldu ve okul uzadı, ama en kısa sürede bitirebilmek, neticesinde özellikle spor hukuku alanında uzmanlaşabilmek ilk amaçlarımdan.”

“Hem okumak hem de futbol oynamak aslında zor oluyor çünkü ülke şartlarında buna uygun bir düzen yok. İnsanların ve özellikle öğrenci kardeşlerimin bu konudaki hassasiyetlerini anlayabiliyorum. Benim futbolculuk kariyerim de lise zamanlarımda amatör yerine profesyonel olarak başlasaydı belki de eğitim hayatım böyle olmayacaktı. Bunun çözümünü bulabilecek yetkili makamlarımız var ve sporcuların eğitimli biçimde yetişebilmesi için onların desteklerine ihtiyacımız var. Avrupa ve Amerika’da burslu eğitim ile doğru sporcu yetiştirme programının burada da uygulanması en büyük hayallerimden. Çünkü burada ya sporu ya da eğitimi seçmek zorunda kalıyorsun.”

“Mezun olduktan sonra futbol oynarken belki küçük sertifika programlarına katılabilirim. Sadece aktif futbol yaşantımda kendimi küçük küçük geliştirip geleceğime yatırım yapabilirim. Sonrasında ise iyice bu işe kanalize olmak istiyorum.”

“-İyi insan olmadan iyi Beşiktaş’lı olunmaz- çok sevdiğim bir söz ve Beşiktaş ile özdeşleşmesi de harika. Sporcular olarak çok geniş bir kitleye hitap ettiğimiz için insanları iyiye, doğruya yönlendirebilir; insanların, derneklerin, vakıfların sesi olabiliriz. Bu anlamda da fırsat buldukça ön ayak olmaya gayret ediyorum. Neticede bir kişi bir kişidir, topluma bir faydamız olur.”

“Öğrenmeyi seven bir yapım var. Ben gittiğim yerlerde öğrenmeyi tercih ediyorum, kendimi geliştirmek daimi amaçlarımdan biri. Belgrad, Barselona, Berlin gibi farklı şehirlere gittiğimde tarihlerinde neler var, geçmişte neler yaşanmış gibi soruların cevaplarını öğrenmek, şehir ve yaşantısı hakkında bilgi sahibi olabilmek bana daha çok keyif veriyor.”

Beşiktaş Dergisi Aralık sayısındaki diğer konuları okumak, posterleri ve mobil duvar kağıtlarını indirmek için TIKLAYIN