HABERLER

27.10.2026

GÜNCEL HABERLER

Genel Sekreterimiz Uğur Fora, İklim ve Sürdürülebilirlik Zirvesi’ne Konuşmacı Olarak Katıldı

Genel Sekreterimiz Uğur Fora, Türkiye’nin önümüzdeki on yıl boyunca ev sahipliği yapacağı büyük ve mega spor organizasyonları perspektifinden kurgulanan; COP31 süreci ile Türk sporunun iklim ajandasının nerede ve nasıl kesiştiği, spor ekosisteminin sürdürülebilirlik dönüşümü ve bu dönüşümde farklı paydaşların üstlenebileceği rollerin ele alındığı İklim ve Sürdürülebilirlik Zirvesi’nde bir konuşma yaptı.

Fora, Çırağan Sarayı’nda düzenlenen zirvede yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

"Bugün sporun geleceğini konuşurken yalnızca sahadaki mücadeleyi değil; bu mücadelenin çevreye, topluma ve gelecek nesillere nasıl bir değer bıraktığını da değerlendirmeliyiz. Beşiktaş olarak sürdürülebilirliği, dönemsel sosyal sorumluluk çalışmalarının ötesinde; kurumsal yönetim anlayışımızın ve geleceğe hazırlanma kapasitemizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Kulübümüzün bu konuya verdiği büyük önem doğrultusunda, 6 Ocak 2026 tarihinde alınan Yönetim Kurulu kararıyla bir sürdürülebilirlik çalışma grubu oluşturduk. Yakın zamanda bu yapıyı bir komiteye dönüştürerek çalışmalarımızı çok daha kapsamlı ve kurumsal bir zemine taşıyacağız.

Büyük spor organizasyonlarına ev sahipliği yapmak, artık yalnızca güçlü bir altyapıya sahip olmak demek değil; çevresel ve toplumsal sorumlulukları da uluslararası standartlarda yönetebilmeyi gerektiriyor. Beşiktaş olarak bunun en somut örneklerini yaşıyoruz. 2019 UEFA Süper Kupa Finali'nin ardından, 2026'da UEFA Avrupa Ligi Finali'ne ev sahipliği yaptık. 2027'de ise İspanya Süper Kupası yarı finalini ve UEFA Konferans Ligi Finali'ni ağırlayacağız. Bu ölçekteki organizasyonlar için Tüpraş Stadyumu'nun tercih edilmesi tesadüf değil. Modern altyapımız, UEFA'nın en üst düzey standartlarını karşılamamız ve İstanbul'un merkezindeki konumumuz en büyük avantajlarımız. Ancak bu tercih, bize duyulan güvenin yanı sıra UEFA organizasyonlarında sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, temel bir beklenti olduğunu da gösteriyor. Enerji, su, atık yönetimi ve taraftar ulaşımında sadece hedef koymak değil, ölçülebilir sonuçlar üretmek zorundayız. Hedefimiz bu uluslararası deneyimi, kalıcı bir sürdürülebilir stadyum yönetimi modeline dönüştürmek. Türkiye'nin COP31'e ev sahipliği yapacağı bu dönemde, sporun iklim dönüşümüne de örnek oluşturabileceğine inanıyoruz. Çünkü bizim için gerçek başarı, o finallerin ardından çevreye ve şehre değer bırakan bir miras oluşturmaktır.

UEFA'nın standartları artık kulüplerin yalnızca sahadaki başarısını değil, nasıl yönetildiğini de belirliyor. Çevresel sorumluluk ve kaynak verimliliği lisanslama kriterlerinin doğrudan bir parçası. Beşiktaş olarak yaklaşımımız, bu kriterleri asgari düzeyde karşılamanın ötesinde, UEFA'nın 2030 vizyonuna bugünden somut yatırımlarla hazırlanmak. Bunu geleceğin zorunluluğu değil, bugünün yönetim sorumluluğu olarak görüyoruz. Tüpraş Stadyumu'nda bunun somut karşılıkları var:

Yenilenebilir enerji: 2024'ten bu yana elektrik tüketimimizi uluslararası I-REC sertifikalarıyla belgelendiriyoruz.

Enerji verimliliği: Saha ve tribün aydınlatmalarımızı LED sistemlere dönüştürerek ilgili tüketimde %50 elektrik tasarrufu sağladık. 2026'da ışıklı tabelaları da bu teknolojiye geçirdik.

Su Depolama: Yağmur suyunu depoluyoruz. Arıtma sistemimizde temizledikten sonra çim sulamasını yapıyoruz. Böylece değerli şebeke suyu kaynaklarımızın tüketimini önemli ölçüde azaltarak ekolojik dengeye katkı sağlıyoruz. Öyle ki, geniş yeşil alanlarımızın ve çimlerimizin sulama ihtiyacının yüzde 30’unu tamamen doğanın bize sunduğu bu arıtılmış yağmur sularıyla karşılıyoruz.

Tam Döngüsel Su Yönetimi: Çim sulamasında %30 olan arıtılmış yağmur suyu kullanım oranımızı 2032 yılına kadar %100’e çıkararak, tesislerimizde peyzaj amaçlı şebeke suyu tüketimini tamamen sıfırlamak.

Atık yönetimi: Atıkları ise kaynağında ayrıştırarak geri dönüşüme yönlendiriyoruz.

Mutlak Sıfır Atık: Kaynağında ayrıştırma sistemimizi daha ileri taşıyarak, tesislerimizde oluşan atıkların %100'ünü geri dönüşüm ve ileri dönüşüm süreçlerine dahil etmek; çöpe giden atık miktarını ortadan kaldırmak.

Sürdürülebilir ulaşım: Nevzat Demir Tesislerimiz ve stadyumumuzda çalışanlarımız ile misafirlerimiz için elektrikli araç şarj istasyonları konumlandırdık.

Bağımsız denetim: 2026 yazında BESENVE Enerji tarafından yapılan ön etütte %95 verimlilik raporlandı. Bu bulgularla enerji yönetimi politikalarımızı hızla geliştirmeye başladık.

Kurum kültürü: Verdiğimiz eğitimlerle sürdürülebilirliği yalnızca teknik bir sistem değil, günlük çalışma alışkanlıklarımızın bir parçası hâline getiriyoruz.

Tüpraş Stadyumu'nun 45 bini aşkın kapasitesi var. Bu, tek bir maç gününde on binlerce insanın tüketim ve ulaşım alışkanlıklarına dokunabilmek anlamına geliyor. UEFA verilerine göre, finallere katılan taraftarların %67'si stadyumlara toplu taşımayla ulaşıyor. Doğru yönlendirmeyle davranışların değişebildiğini çok net görüyoruz.

Beşiktaş olarak bu etkiyi üç alanda büyütmek istiyoruz:

Ulaşım: Metro, tramvay, füniküler ve deniz ulaşımına erişim avantajımızı kullanarak maç günlerinde toplu taşımayı teşvik ediyor, karbon etkisini azaltıyoruz.

Tüketim ve atık: Maç günlerinde tek kullanımlık ürünleri azaltmayı, atıkları kaynağında ayrıştırmayı ve geri dönüşüm oranlarını artırmayı hedefliyoruz.

İletişim ve katılım: Dijital kanallarımız aracılığıyla taraftarlarımızı bilinçlendiriyor, sürdürülebilir tercihler yapmalarını kolaylaştırıyoruz.

Sosyal Sürdürülebilirlik Notu Beşiktaş'ın en büyük gücü, taraftarıyla kurduğu dayanışma kültürüdür. Kadın Futbol ve Tekerlekli Sandalye Basketbol takımlarımızla sporda fırsat eşitliğini desteklerken, taraftarlarımızla omuz omuza güçlü, sosyal ve sürdürülebilir projeler üretiyoruz:

Çarşı Kadın ile yürüttüğümüz "İyiliğe Kanat Aç, Eğitime Güç Kat" kampanyasında kullanılabilir bilgisayar ve tabletleri ihtiyaç sahibi okullara ulaştırıyoruz.

Anadolu'nun dört bir yanındaki çocuklarla buluşarak eğitim ve dayanışma projeleri gerçekleştiriyoruz.

"Bu Oyuncak Sana Arkadaşım" diyerek, 6 Şubat depremlerinin ardından tribünlerimizden topladığımız oyuncakları Hatay'daki çocuklarımıza ulaştırdık.

Yeşil bayrak ödülünü kazanan Kabataş Vakfı okullarında doğa dostu eğitimi teşvik ediyor, TEMA Vakfı'na bağış yönlendirmeleriyle doğa koruma çalışmalarına destek oluyoruz.

Bizim için sürdürülebilirlik, doğayı korurken insanın ve toplumun geleceğine de dokunabilmektir. Tüm bu idealleri konuşurken, kulüplerimizin bugünkü ekonomik gerçeklerini elbette göz ardı edemeyiz. Maslow’un İhtiyaçlar Piramidi’nde olduğu gibi; 'Maaşlar nasıl ödenecek?' veya 'Borçluluk yazısı nasıl alınacak?' gibi finansal kaygılar ne yazık ki iklim gibi hayati başlıkların bazen arka planda kalmasına neden olabiliyor.

Avrupa’daki örneklerle aramızdaki yapısal farklar ortada. Almanya’da ufak bir kasaba takımı çok daha mütevazı tesislerle ciddi yayın gelirleri elde edebilirken, ülkemizdeki kulüpler bu vizyonu çok daha kısıtlı kaynaklarla hayata geçirmek zorunda.

Tam da bu noktada, devletimizin iklim krizini ve sürdürülebilirlik kriterlerini daha teşvik edici bir şekilde ele alması büyük önem taşıyor. Örneğin amatör sporcularda uygulanan stopaj iadelerinin bir kısmının, çevresel ve kurumsal sürdürülebilirlik yatırımlarına harcanmak şartıyla kulüplere yönlendirilmesi bu ekosistemin önünü açacaktır. Sürdürülebilirlik sadece kulüplerin tek başına sırtlayacağı bir yük değil; devlet, federasyon ve tüm paydaşların ortak akılla çözmesi gereken ulusal bir sorumluluktur.

Biz Beşiktaş olarak tüm bu ekonomik baskılara ve yapısal zorluklara rağmen; başkanımız, yönetimimiz ve çalışma arkadaşlarımızla birlikte büyük bir adım attık ve bu dönüşümü başlattık.

Bu yaklaşımımızın elbette finansal bir karşılığı da var. KAP'ta yayımladığımız 2024–2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nda, iklimle ilişkili risk ve fırsatlara yönelik yaklaşık 48,9 milyon TL yatırım harcaması açıkladık. Bu maliyet ve yatırım hacmiyle, Türkiye’deki tüm büyük kulüpler içerisinde çevresel sürdürülebilirliğe en yüksek yatırımı gerçekleştiren kulüp konumunda bulunuyoruz.  Bu tutar; aydınlatma, enerji altyapısı, saha zemini yenilemeleri ve tesislerin güçlendirilmesini kapsıyor. Yani sürdürülebilirliğe yalnızca hedeflerimizle değil, kaynak ayırarak da sahip çıkıyoruz. Ancak konuyu sadece çevresel göstergelerle sınırlı görmüyoruz. Beşiktaş JK Çocuk Koruma Politikası'nı futbol okullarımızın merkezine yerleştirdik ve müfredata iklim değişikliği konularını dâhil ettik. Hedefimiz, çocuklarımızın yalnızca iyi birer sporcu değil, çevreye ve topluma karşı sorumluluk sahibi, kapsayıcı ortamlarda yetişen bireyler olmasını sağlamak.

Bugün yağmur suyu hasadı ve kaynağında ayrıştırma ile attığımız çevreci adımları, 2032 yılında Beşiktaş'ı sürdürülebilirlikte öncü bir modele dönüştürmek için büyütüyoruz. Doğaya duyduğumuz sorumlulukla şekillenen 2032 hedeflerimiz, ekolojik dengeyi korumayı ve döngüsel ekonomiyi tüm operasyonlarımızın merkezine yerleştirmeyi amaçlıyor.

Tam Döngüsel Su Yönetimi: Çim sulamasında %30 olan arıtılmış yağmur suyu kullanım oranımızı 2032 yılına kadar %100’e çıkararak, tesislerimizde peyzaj amaçlı şebeke suyu tüketimini tamamen sıfırlamak.

Mutlak Sıfır Atık: Kaynağında ayrıştırma sistemimizi daha ileri taşıyarak, tesislerimizde oluşan atıkların %100'ünü geri dönüşüm ve ileri dönüşüm süreçlerine dahil etmek; çöpe giden atık miktarını ortadan kaldırmak.

Karbon Nötr Operasyonlar: Su ve atık yönetimindeki bu döngüsel başarımızı yenilenebilir enerji projeleriyle destekleyerek, Beşiktaş'ın tüm tesislerinde karbon ayak izini sıfırlamak.

Yeşil Toplumsal Etki: Sürdürülebilirlik vizyonumuz, sadece kendi iç işleyişimizle sınırlı tutmayıp, tüm Beşiktaş camiasına ve paydaşlarımıza yayarak çevre dostu bir toplumsal hareketin öncüsü olmak."