Başkanımız Ahmet Nur Çebi, TRT Spor’da katıldığı özel yayında Beşiktaşımızın gündemine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Çebi’nin açıklamaları şöyle:“Geçmişten bu yana birlikte çalıştığım hocalara ve çalışanlara destek oluyorum. Valérien Ismaël’i inanarak göreve getirdim ama olmadı. Medya hocayla ilgili sürekli negatif yayın yaptı. Bu durum hocayı demotive etmiştir. Şu anda Şenol Güneş gibi bir değerle çalışma imkanı bulduğumuz için kendimizi şanslı hissediyoruz. Başka takım hocalarına yapılmayan eziyetler önceki hocamıza yapıldı. Sabredilseydi Ismaël iyi şeyler yapabilirdi. Hocalar gelir gider, önemli olan kalanlarla yola devam edebilmek ve şampiyonluğun gelmesi.
Göreve geldiğimizde Abdullah Avcı görevdeydi ve takım iyi durumda değildi. Sonrasında bir ivme yakalandı ama ardından yeniden bir düşüş yaşandı. Kendisiyle konuştuğumda bana enerjisinin kalmadığını ifade etti. Biz de yollarımızı ayırmamız gerekiyor dedik. Fesih şartlarını konuştuk. Kendisi bir süre takım bulamadı veya çalışmak istemedi. Trabzonspor’la bizden aldığının yarısına anlaştı ve aradaki farkı bizden talep etti. Bu benim için acıdır.
Sergen Yalçın’ı göreve ben getirdim. Doğru yaptığımı biliyordum. Son sezon hariç başarılı bir süreç geçirdik. Sergen hoca son sezonunda takım içerideki maçlarda çıkış yapamayınca takıma zarar vermemek adına ayrılmak istediğini söyledi. Yanında durdum. Üçüncüsünde kan değişikliğinde fayda var dedi.
Önder Karaveli ile bir süreç yaşadık. Kupa kazandıktan sonraki süreçte enerjisinin kalmadığını ifade etti. Enerjisi biten gitmek istiyor. Yani ben kimseyi göndermedim. Gidenler Beşiktaş’a zarar vermek istemediklerini söyleyerek gittiler.
Valérien Ismaël tercihinden pişman olmadım. Önceki hocalarla çalışırken Şenol Güneş’i düşünmedim. Şenol Güneş’le çalışırken de başka birisini düşünmem.
Sosyal medya iyi şekilde kullanılırsa güzel bir şey. Aksi halde sosyal medya zarar verir. Birisi çıkıyor bir şey yazıyor ama adı belli değil. Bu biraz haksızlık yaratıyor. Trol arkadaşlar isimleriyle birlikte ne söyleyeceklerse söylesinler.
Mazbata aldık, hesaba bakmamız kasım aralık ayıydı. Zor bir süreçti. İcralar vardı. Üstüne pandemi geldi. Pandemide birçok gelirimizden olduk. O günkü yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımla omuz omuza verdik, hepsine teşekkür ediyorum. Zorlu bir sürecin ardından gelen şampiyonluklarla keyif aldık.
Şampiyon olunca hoca yapıyor, başarısızlıkta başkan ve yönetim sorumlu. Bu mantığı anlamıyorum. İnşaatta fazla para harcanmışsa ben sorumluyum ama şampiyonlukta payım yok. Önceki dönemdeki şampiyonluklarda ben futbol şubesinden sorumluydum. Başarıyı da başarsızlığı da bana yazmayın. Tek taraflı bakıyorsanız art niyet vardır.
Sporcular ödemelerini almadıklarında küsüyorlar. Parasını ödeyemeyeceğimiz oyuncuyu hiç almamak daha iyi. Göreve geldiğimizde borç üç milyardı, şimdi 5.2 milyar. Artan miktarın 1.7’si faiz yükü. Faiz yükünü kaldıramıyoruz. Pandemi döneminde 110 milyon avroluk gelir kaybımız var. 100 milyon avroyu borcumuzdan düştüğümüzde neredeyse geldiğimiz zamanki noktadayız. Beşiktaş’ın çalışanlarına hiçbir borcu bulunmamaktadır. Stadın isim hakkı için sponsorluk görüşmeleri devam ediyor. Vodafone’un opsiyonu vardı ama kullanmadılar.
Transferlerde yüzde yüz başarı olmaz. Futbolda şans da önemli bir faktör. Bu sezonki transferlerimizle geçen sezonki transferlerimiz genel manada başarılı. Önümüzdeki dönemde hoca bizden iki oyuncu ister, biz bir deriz orta yolu buluruz. Dört oyuncu almak için dört oyuncu göndermemiz lazım. Matematiksel olarak böyle bir şey mümkün değil. Yabancı oyuncu gitmeden yabancı oyuncu alamayız.
Yabancı oyuncu alalım, gerekirse ceza yiyelim. O paralar bir fonda biriksin ve yerli oyuncu oynatan takımlara teşvik olarak verilsin dedik ama olmadı. Avrupa standartlarında oyun oynansın isteniyor ama yerli oyuncularımız yabancılarla rekabet etsin istenmiyor. Bu kuralla Türk futbolcusunun çalışma arzusu azalmıştır. Yerli oyuncuların bedelleri çok arttı. Bunun bedelini biz ödedik, şimdi bu kural değişirse karşı çıkarım. Her gelen federasyon bir şey değiştiriyor. Bir tutarlılık olması lazım.
Hakemler konusunda bedel ödediğimiz aklımıza geliyor. Geçtiğimiz dönem bir iki kulüp hariç herkes hakemlerden şikayetçiydi. Nihayetinde bazı hakemlerin görevine son verildi. Giden hakemlerin içinde kalsın istediklerim, kalanların içinde gitsin istediklerim vardı. Sonra zamanlama yanlış denildi. O zaman, zamanlama yanlış diyenlerin şimdi ses çıkarmadıklarını görüyorum. Federasyon hakem konusunda sunum yaptı, sorunu çözeceklerini ifade etti. Hakemler geçmiş maçlardaki kararlarının baskısı altında yeni maçlara çıkıyorlar. Dışarıdan bir hakem gelsin en azından önyargı olmaz dedik. Genç hakemler gelsin hata yapacaksa genç hakem yapsın dedik. Yabancı futbolcuya varız, yabancı hakeme yokuz, yerli oyuncumuz kötü, yerli hakemimiz iyi. Böyle bir mantık yok. Masaya vurmakla bu işler çözülmüyor. Hakemler konusunda gerekeni yaptım ama şovunu yapmadım.
Kulüpler Birliği’nde kulüplerin arasında menfaat çatışması var. Çoğunluk olarak bir karar alıyor, federasyon o işi yapmak istemediği için oy birliğiyle gelin diyor. Birliğin gördüğü muamele bu olunca etkinliği azalıyor. Çoğunluğun dediği olur düşüncesi orada hakim olmalı. Rezerv Ligi bazı takımlar istemedi. Böyle olunca lig kadük kaldı. Önce istenmesi, sonra vazgeçilmesi birliğin zaafıdır.
Federasyon başkanlığı gündemimde yok. Beşiktaş’ta üç yıllık görevim var. Beşiktaş başkanlığı benim için kutsal ve onurlu bir görev. Diğer kulüplerin taraftarları tarafından sevilmek, saygı görmek beni mutlu ediyor. Beşiktaşlılık duruşumdan dolayı iyi bir tablo çiziyorum ve diğer taraftarlar beni seviyor.
Gemiyi rıhtıma yanaştırmadan tamir yapamazsınız. Biz halatları yeni bağladık. Beşiktaş’ın mal varlığı borçlarını öder. O malı hem tutmak hem de borçları ödemek önemli olan. Kongre üyelerimiz, Beşiktaş’ın mallarının satılmasına izin vermez.
Futbol sahalarında holiganlık yapanlar bunları bir oyun gibi görüyor. Bunların temizlenmesinin tek yolu polisin bu işin içine girmesidir. Özel güvenlikle bu iş çözülmez. TFF Yönetim Kurulu kamu vicdanını gözeterek Josef’in kırmızı kartını silmeliydi. Saldırıyı yapan kişi avukatla fotoğraf çektirdi. Bu, biz buradayız siz devam edin mesajıdır. Josef gerekenleri söyledi ama ders alan olmadı. Bu tiplerin sahalardan ayıklanması ve tedavi edilmesi lazım. İngiltere’de bu iş beş senede çözüldü. Kural vicdandır. Eğitici alanda kurallar esnetilebilir. Ama bizde tam tersi oluyor. Otorite gerekeni yapmazsa işler düzelmez. Konu artık seyir zevkine dönmeli. Hakemlerin yerde yatıp vakit geçirenlere izin vermemesi lazım. Şiddet de sahalarda olmamalı. Hangi baba bu şartlarda çocuğunu stada götürür?
Josef iyi toparladı. Bir ameliyat geçirdi. Geri dönmesi kolay olmuyor. Josef de kalmak istiyor. Biz de onu seviyoruz. Sezon sonu duruma bakacağız. Josef hırslı bir karakter.
Ceyhun Kazancı ile Şenol Güneş’in görevleri birbirini tamamlıyor. Her ikisi de bana bağlı çalışıyor. Hocamız takımın teknik ve taktiğinden sorumlu. Ceyhun’un görevi takım planlaması yapmak, oyuncu takibi yaparak hocayla ve yönetimle konuştuktan sonra transfer sürecini yönetmek, U-19 Takımımızla koordinasyonu sağlamak. Ceyhun Kazancı, Şenol Güneş’e yardımcı oluyor. Ceyhun’u başarılı buluyorum. Weghorst, Ghezzal, Rosier, Saiss, Dele ve Gedson’u o getirdi. Ceyhun Kazancı ile Şenol Güneş birbirlerini çok seviyorlar. Şenol Güneş, sadece Ceyhun için değil herkes için artık konuşmak yok çalışmak var dedi. İkisinin de görevi belli. Birbirleriyle ilişkileri pozitif şekilde yürüyor.
Şampiyonlar Ligi kupasını kazanmak istiyoruz. Pandemide dört kupa kazandıysak normal bir süreçte bunu gerçekleştirebiliriz. Bu hedefe Şenol Güneş’le gidebileceğimizi düşünüyorum. Hoca 3-4 transfer iyi olur dedi ama biz onu bire ikna edersek iyi olacak. Gündemimizde Talisca yok. Aboubakar’la iyi bir kontrat yapmıştık ama sakatlandı ve oynamadı. O zamanki hocamız iyi niyetli değil dedi. Bugün gündemimizde Aboubakar yok.
Avrupa’da oynayan Türk basketbol takımlarının bütçeleri 15 milyon avro civarında biz bu işi 2 milyon avroyla yapıyoruz. Bandırma’dan getirdiğimiz çocuklardan üçünü sattık. Diğer oyuncularımız önümüzdeki dönemde parlayacaklar. Bazı şeyler için sabretmek gerekiyor. Göreve geldiğimizde transfer yasağı vardı. Amatör branşlarda göreve geldiğimizde 12 milyon avro açık vardı, şimdi bu rakam 1.5 milyon avro seviyesinde. Amatör takımlarımızın gelirlerini artırdık. Amatör takımlarımız gelecek yıllarda başarılı olacaklardır. Hentbol takımımız kupa kaldırıyordu ama oyuncularının sekiz aylık maaşları ödenmemişti. Beşiktaşlılara çağrı yaptık ve amatör takımlarımıza sponsorlar bulduk. Amatör takımlara futbol bütçesinden para aktaramıyorsunuz. Amatör takımın ne kadar geliri ve sponsoru varsa ona göre takım kuruyor. Amatörlerde başarı istiyorsak camianın desteği gerekiyor. Bu sene güzel adımlar attık.
Bırakmam Seni kampanyasına destek olan taraftarlarımıza yapacağımız anıtta isimlerinin olacağını belirtmiştik. Bu anıta tepki gösterilmesini doğru bulmuyorum.
KPMG raporu sonrasında açılan 13 dava var. Hiç oynamamış oyunculara para ödenmiş, altında benim imzam da var. Pandemiden dolayı inceleme işi uzun sürdü. Rapor geciktiği için beni suçladılar. Eski başkan bu konuda agresif bir tavır takındı. Destek verdiği Adalı yedi yılı inceleteceğim dediğinde gönül koymadı, ben on yılı inceleteceğim dediğimde eleştirdi. Halbuki bunun şans olarak görülmesi gerekirdi. Benim kadar zor bir dönemde gelen ve eski yönetim tarafından bu kadar sıkıştırılan başka bir başkan yoktur. Eskileri temizlemekten iş yapamaz hale geldik. Bu uygulama her dönemde yapılmalı. KPMG raporu; Dernekler Masası’na, SPK’ya ve bağımsız bir hukuk bürosuna gitti. 13 tane dava açıldı, 7-8 tane daha dava açılacak. Bir futbolcunun menajerine yüzde 20 komisyon verirseniz rahatsız olunur. Bir futbolcu eski takımında bir milyona oynarken burada yaklaşık dört milyona oynarsa kağıt üstünde sorun olmaz ama vicdanen sorun olur. Ben görevimi yerine getirdim, bu konuda vicdanım rahat.
TFF başkanı olmaya niyetim yok. Kendimi yorgun hissediyorum, yoruldu bırakacak diyenler var. Maçlar kötü gidince eleştiren trol hesaplar var. Eleştirilerin hakarete varmaması lazım. Camianın büyük bir kısmı beni anlıyor. Yüzde 10’un sesi yüzde 90 gibi çıkıyor. Yüzde 90’ın benim yanımda olması lazım. Beşiktaş’ta muhalefet olmazsa olmaz. Fuat Çimen’i tebrik ediyorum, imza topladı ve aday oldu. Dört ay önce ortada olmayanlar şimdi konuşuyor. Seçim bitti, birlik beraberlik yılı ilan ettik ama yok illa muhalefet yapacaklar. Beşiktaş’ın başkan adayları çok olmalı. Yarışmak her zaman güzeldir. İki seçimde de yüzde 65 oy aldım. Benim oylarımda değişim yok. Bana verilen tepki oylarını anlamıyorum. Ben yanlış bir şey yapmadım. Ben buradayım ve gitmeyi düşünmüyorum. Erken seçim varmış gibi çalışması yapılması enerjimizi alıyor. Seçim zamanı geldiğinde herkesin aday olmasını istiyorum. Tevfik Yamantürk ve Hasan Arat, Beşiktaş için değerli isimler. Başkanlık düşünceleri varsa çıksın açıklasınlar. Seçimlerde sonuçlara katlanmayı bilmek lazım.
Önümüzde çok maç var. Ligde henüz belli olan bir şey yok. Biz geriden gelip şampiyon oluruz. Taraftarlarımız stada gelsin, bize inansın ve bizi desteklesin.”

