Teknik Direktörümüz Christoph Daum’un sitemizde yayınlanan haftalık yorumu.
Tüm Beşiktaş taraftarları, çalışanları ve Yönetim Kurulumuz mümkün olan en büyük başarıyı görmek istiyor, tabii ki teknik direktör olarak ben de. Eğer ben sürekli şampiyonluk hakkında konuşmuyorsam bu benim kupa veya lig şampiyonluğunu düşünmediğim anlamına gelmemeli. Ama bu iş gazete başlıklarına geçecek büyük sözlerle değil, ancak çok çalışarak gerçekleşecek. Özellikle genç oyunculardan oluşan takımımız, üzerlerinde bu şampiyonluk baskısını hissetmesinler diye ben şahsen bu baskıyı üstleniyorum, bu arada onlara gerekli bilgi ve becerileri öğretiyorum. Sezon başındaki zor dönemeçten geçip ileriye doğru büyük bir mücadele örneği veren tüm oyuncularımız büyük bir övgüyü hakkettiler. Bugüne kadar 11 maçtan yenilmeden çıktık, ligde 7 maç, kupada 2 maçta galip geldik, 2 maçımızı da berabere bitirdik. Yine de çözülmesi gereken birçok problemimiz var. Mücadele hırsı ve şans ile muhteşem bir seri yakaladık. Tüm oyuncularımız becerilerinin üst sınırında hatta bazıları bu sınırın üstünde oyunlar çıkarttılar, tabii biraz da şans bizim yanımızda oldu. Umarım bu seriyi devam ettiririz. Nihat’ın transferi ile ilgili olarak en sevdiğim sözlerden biri olan “mürekkebi kurumadan hiç bir anlaşmanın sonucu kesin değildir” diye düşünüyorum. Tabii ki yönetimimizin mali yükümlülüklerini bu transfer dışında gerçekleştirebilmesini arzulardım. Bunun yanısıra takımımıza takviye niteliğinde 2 oyuncu konusunda düşüncem değişmedi. Bu konuda verilen sözlerin tutulacağını ümit ediyorum. Benim Beşiktaş’taki geleceğim konusunda yapmış olduğum açıklamalar hiç bir şekilde Yönetim Kurulumuz’a bir baskı oluşturmak amacını taşımıyordu. Zaten böyle bir yöntem hiçbir zaman benim tarzım olmadı. Tek amacım benim değil, Beşiktaş’ın geleceği ile ilgili güvenli plan yapabilmektir. Başkanımız Serdar Bilgili ve Yönetim Kurulumuz ekstra kaynak yaratarak bu planlamayı güvenli bir şekilde yapabilmek için çaba sarfediyorlar. Umarım bu kısa vadede gerçekleşebilir ve sakin bir şekilde geleceğe bakabiliriz. Son sportif başarılarımız Beşiktaş için herşeyimizi ortaya koyduğumuzun bir delilidir. Taktik ve kondisyon olarak en iyiler grubundayız. Amaca yönelik ve sıkı antremanlarımız sonuçlarını göstermeye başlamıştır. Hala hatalar yapıyoruz ama başarılarımız takımımızı birbirine kenetlemiştir. Disiplin ve takım ruhu başarımızın garantisi olacaktır. Ancak bu yolla deneyim eksiklikleri ve kişisel problemler dengelenebilir. Her oyuncumuz hem kendisini hem de takım arkadaşını kapasitesinin son noktasına kadar zorlayarak oynuyor ve oynatıyor. Gol atmaya acıkmış takımımız gollerini sıralarken seyretmeye doyum olmuyor. Artık kim gol atmış, kim bir gol yemeyi engellemiş önemli değil, artık önemli olan takımın başarısıdır. Bu da ancak bizde gerçekleştiği gibi her oyuncunun kendisini takımının hizmetinde hissetmesi ile mümkün olur. Ne yazık ki birkaç hafta Thomas Mhyre olmadan oynayacağız, ancak Fevzi’nin bu görevi en iyi şekilde üstleneceğine eminim. Nihat ve Stavrum’dan da yoksun olacağız, ama yerine gelen Ahmet Dursun hızla ilerleme kaydediyor ve Tamer de artık aramıza katıldı. Bundan sonra tüm çabamız mevcut kadromuzun kendi kuvveti ile başarı rotasında kalmak üzerine olacaktır. Bir sonraki haftasonu bizi Gaziantep ile yine zor bir mücadele bekliyor. Kim ki bir başarı gerçekleşene kadar nelerin yapılmasını kavrayabilmiş ve bunu sahada uygulayabilmiştir, bu maçı kazanacaktır. Bu düşüncelerle tüm Beşiktaşlıların Ramazan Bayramı kutlu olsun.