Camiamız’dan Cezaya Tepki
Camiamız’ın önde gelen isimleri, internet sitemize yaptıkları özel açıklamalarda PFDK’nın Kulübümüz’e verdiği cezayı ağır bir şekilde eleştirdi.
Ali Rıza Dizdar:
(Futbol Federasyonu Amatör Disiplin Kurulu Üyesi ve BJK Kongre Başkanı)
“Karar Tahkim’den Dönmezse
Provakasyona Açık Olacak”
“Ben Futbol Federasyonu Amatör Disiplin Kurulu Üyesiyim, takdir hakkı Profesyonel Disiplin Kurulu’ndaki arkadaşlara ait. “Ben Profesyonel Kurul Üyesi olsam ne karar verirdim?” sorusunun yanıtını bağımsız birisi olarak vermek istiyorum. İsmi ne olursa olsun, hangi kulüp olursa olsun; 31. maddedeki ağır vahim olay meydana gelmediği için Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne burada saha kapatma yerine para cezaları yönünde oy kullanırdım. Şöyle ki;
Birincisi; izinsiz bir şekilde amigo sahaya girdi ve seyircilere tezahürat yaptırdı. Bu para cezası gerektiriyor.
İkincisi; pet şişeşi ve davulun bir parçası sahaya atıldı. Bu para cezası gerektiriyor.
Üüncüsü; Beşiktaş taraftarı olup olmadığını bilmediğim bir kişi sahaya atladı ve hemen atlar atlamaz Kulübün güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Bu para cezası gerektiriyor.
Böyle baktığımızda para cezası dışında, Kulübe saha kapatma cezası gerektiren bir durum yok.
Okan Buruk konusunda ise; ortada gerçekten sportmenlik dışı bir hareket var. Ama şunu göz önünde bulunduralım; ortada tahrik unsuru var. Raporları okumadım ama kendisine küfür edilmişse bile küfür edene centilmenlik dışı cevap vermemesi lazımdı. Yine de ben olsaydım; 2 maç ceza ve tahrikten 1 maç cezaya indirilmesi yönünde oy kullanırdım.
Kim olursa olsun sahaya disiplinsiz girilmesi, sahaya atlanılması, yabancı madde atılması; gerek UEFA kuralları ve Strasbourg Sözleşmesi gereğince gerekse de Türkiye’de yayınlanan Sporda Şiddetin Önlenmesi yönündeki yasa, Futbol Federasyonu Kuruluş Kanunu ve onun akabinde çıkarılan tüm spor kulüplerine gönderilen Disiplin Yönetmelikleri gereğince sorumluluk ev sahibi kulüptedir. Bu yönden de ceza noktasına gidilmesi doğru ama altını çizerek şunu söylemek istiyorum; olayların yanıcı, yakıcı, toplu, silahlı ve toplumda infial ve panik yaratıcı ağır sonuçlar doğurabilecek şekilde olması karşısında elbette kapatma cezası ya da seyircisiz oynama cezası da para cezasıyla birlikte verilir.
Geçen sezondan örnekler verecek olursak; Fenerbahçe’nin kendi stadında Gençlerbirliği ile oynadığı maçtaki hakemlere toplu saldırı; Diyarbakır’da oynanan Fenerbahçe maçından sonra seyircilerin insanlık dışı sahaya yabancı maddeler atmaları, son Karagümrük maçı... Bu gibi maçlardaki olaylar vahim olaylardır.
Beşiktaş’a Profesyonel Disiplin Kurulu’ndaki arkadaşlarımın verdiği karar, kendilerine özgü bir karardır. Görüşüme “Ben olsaydım” diye başladım, ben Profesyonel Disiplin Kurulu’nda olsam oyumu bu şekilde kullanırdım. Bağımsız kurulun verdiği bu karar, elbette bağımsız üst kurula, Tahkim’e gidecek. Tahkimde değerlendirilmesi yapılacak. Ben kararı veren arkadaşların herhangi bir kulübün etkisi doğrultusunda karar verdiği inancında değilim.
Ancak ileride bu karar Tahkim’den de geçip onaylanırsa korkunç provakasyona açık bir karar olacak. Sahalarda şiddeti önlemeye çalışırken, bu şekilde provakatörlere fırsat tanırız, sırf olay çıkarsın diye paralı insanlar yaratırız veyahut da yöneticileri, kulüpleri tehdit eden mafya yaratırız.”
Behçet Ümitlen:
(BJK Yönetim Kurulu Eski Üyesi)
“Büyük Haksızlık”
“Profesyonel Disiplin Kurulu’nun cezasını Beşiktaşımız’a yapılan büyük bir haksızlık olarak görüyorum. Bu kararın da en kısa zamanda Tahkim Kurulu’ndan dönmesini ümit ediyorum.
Seyircimizin de bu tip olayları ve cezaları göz önünde bulundurarak İnönü Stadımız’da daha sağduyulu hareket etmesini temenni ediyorum.”
Erol Kaynar:
(BJK Yönetim Kurulu Eski Üyesi)
“Ne Cezanın Dayanağı
Ne de Sebebi Var”
“Aslında ortada Beşiktaş’a bu kadar büyük ceza verecek bir olay yok. Bir seyircinin sahaya atlayıp 1-2 metre sonra güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilmesi, zaten Beşiktaş’ın bu konudaki hassasiyetini ortaya koyuyor. Beşiktaş’a ceza verilmeden önce yaratılan ortamın yarış noktasına getirildiğini ve sadece kararın da “Biz ceza veririz” havasında olduğunu düşünüyorum.
Ne bu cezanın bir dayanağı ne de ortada bu cezayı gerektiren vahim bir olay var. 25 bin kişi hakkında karar vermeyi, Beşiktaş gibi çok köklü bir kulübe yapılan aşırı acımasızlık olarak yorumluyorum. Olayları da tasvip etmiyorum ama bunun karşılığı kesinlikle saha kapatma değildir.
Bu karar ağır cezada her türlü suça idam cezası vermek gibi bir şey... Silahla yaralama ya da daha değişik toplu hareket davranış biçiminde verilen ağır cezanın, bir seyirci sahaya girdi diye Beşiktaş Jimnastik Kulübü’ne verilmesini aklım almıyor. Bunları bir Beşiktaşlı olarak değil bir sporsever olarak söylüyorum. Başka kulüpler söz konusu olsaydı yine aynı şeyleri söylerdim.”
Fahrettin Curoğlu:
(BJK Yönetim Kurulu Eski Üyesi)
“Eşitsizlik Söz Konusu”
“Beşiktaş’a ciddi bir haksızlık yapılıyor. Kesinlikle bir eşitsizlik söz konusu. Devamlı Beşiktaşımız ile ilgili haksız kararlar verilmesini doğru bulmuyorum. Daha önceki benzer olaylarda Disiplin Kurulu’nun verdiği kararlar ortada, bu tür suçlar genelde para cezası ile cezalandırılıyordu. Ancak bu örnekler göz ardı edilip, Beşiktaş’a saha kapama cezası verilmesini yanlış bir karar olarak yorumluyorum. Gerçekten üzücü bir karar.”
Prof. Dr. Mete Düren:
(BJK Yönetim Kurulu Eski Üyesi)
“Hukuku da Vicdana da Aykırı”
“Öncelikle daha önce verilen saha kapama cezaları göz önünde bulundurulduğunda, bu karara emsal teşkil eden hiçbir olay bulunmadığı gibi, Beşiktaş’ın sahasında yaşananların bu olaylarla hiçbir şekilde benzerliği yok. Bugüne kadar, bu tip hadiselerle sık sık karşılaşıldı ancak verilen cezanın öncekilerle kıyaslanması mümkün dahi değil.
Çok daha vahim olayların sonunda saha kapatma ya da seyircisiz oynama cezası veren Federasyon, kendisini eşit davranmak zorunluluğu içerisinde hissetti. Bu son derece yanlış bir karar. Türkiye Futbol Federasyonu’nun, futboldaki şiddet hareketlerinin, bu tür saha kapatma ya da seyircisiz oynama cezalarıyla çözümlenemeyeceğini idrak etmesi gerekiyor.
Bütün stadyum seyircisinin cezalandırılmasının hukuka da, kamuoyu vicdanına da aykırı bir durum olduğu tüm sporseverler tarafından kabul edilmiş bir gerçek iken, Federasyon’un bu tür cezalar vermeye devam etmesini hak dağıtmaktan çok bazı çevrelere şirin görünmek olarak nitelendirmek daha doğru olacaktır.”
Metin Keçeli:
(BJK Yönetim Kurulu Eski Üyesi)
“Böyle Ceza Olmaz”
“Futbol Federasyonu’nun Beşiktaş hakkında verdiği karar, bizler için büyük bir sürpriz oldu. Bu gerçekten hiç beklemediğimiz bir şeydi. Beşiktaş, daha önce kendisine verilen saha kapatma cezalarında itirazda bile bulunmadı ama son olayda saha kapamayı gerektirecek bir durum yaşanmadı.
Ben daha önce bazı saha kapatma cezalarına tümüyle katıldığımı ve hatta daha fazla kapatma cezası verilmesi gerektiğini söylemiştim. Halbuki, sahaya atlayan bir kişiden dolayı Beşiktaş’a bu cezanın verilmesini anlayabilmiş değilim. Bir seyircinin yüzünden Beşiktaş bu şekilde cezalandırılamaz.”
(İsimler, Alfabetik Sıraya Göre Yazılmıştır.)
